5 Ağustos 2010 Perşembe

Bir aşığın hikayesi.. Cevad Prekazi!

Cevad Prekazi.. Kuşkusuz Galatasaray taraftarlarının gönlünde ayrı, apayrı bir yeri var. Galatasaray forması altında oynadığı futbol onun devrinde büyüyen çocukları ona hayran bıraktırdı ve adeta hafızalarına kazındı. Galatasaray forması altında attığı sayısız frikik golü var, hepsi birbirinden güzel. Ama en güzeli, en özeli Eskişehir ve Monaco maçında attıkları olsa gerek. Galatasaraylı taraftarların gönlünde ayrı, apayrı bir yere sahip olan Cevad Prekazi kuşkusuz bugünde gönlümüzdeki yerini hatırlattı bizlere, belki de daha fazla yer edindi.

Deplasmanda oynadığımız Belgrad maçında yayıncı kuruluşta yorumcu olarak bulunan Cevad Prekazi altyapı antrenörlüğü yaptığı takıma rağmen Galatasaray'ı destekliyordu. Öncelikle şunu belirtelim, bunu kimse yapmaz, yapamaz. Siz bir takımda görev alıyor olacaksınız fakat o takımı değil, rakibini destekliyor olacaksınız. Bunun adı ne profesyonellik, ne hainlik nede herhangi birşey. Bunun adı düpedüz AŞK! Galatasaray'a karşı hala bir bağlılık duygusu hissediyor Prekazi, bu apaçık belli. Hatta Galatasaray'a yardımcı olmak içinde elinden gelen herşeyi yapıyor keza Belgrad'a geldiğinde başkana bir cd verdiğini ve bu cd içinde Partizan'da forma giyen genç ortasaha oyuncusu Jovanovic'in olduğunu, Rijkaard'ın ve yönetimin bu oyuncuyu izlemeleri gerektiğini söyledi. Hatta çok iddialı bir cümle kullanarak 'Bana göre Ledesma'dan 2-3 gömlek daha üstün bir oyuncu, Rijkaard kendisini görecektir Jovanovic'te' diye belirtti. Maç sırasında gerek yorumlarıyla, gerek futbol bilgisiyle adeta beni benden aldı, mest oldum.

Maçın sonlarına doğru yaptığı Avrupa ve Dünya Futbolu konulu muhabbet ise futbolu ne kadar yakından takip ettiğini, hala futbolun içinde olduğunu belirtiyordu. Ülkemizde Lorik Cana gibi Marsilya'da, Sunderland'de, Arnavutluk milli takımında kaptanlık yapan bir oyuncuyu tanımayan yorumcuları görünce haliyle Cevad Prekazi tam anlamıyla bizi bizden aldı. NTV'de kimin aklına geldi bilmiyorum açıkcası ama Cevad Prekazi tarafından yorumlanan maçın hiç bitmemesini temenni ettim. Bir maçtan bu kadar keyif almamıştım işin doğrusu. Galatasaray altyapısında görev almasını istediğim bir isimdi, şimdi saplantı haline geldi. Tugay ile birlikte Galatasaray altyapısında geleceğin yıldızlarını yetiştirecektir Prekazi. Maç içerisinde yaptığı yorumlarda, altyapıdaki oyuncuların çalışma sistemlerine kadar değindi Yugoslav efsane. Umarız en kısa zamanda buluşuruz Cevo.. Anladık ki; sen bizi çok özlemişsin. Biz seni hiç unutamadık ki..


FCN

ASLAN ŞAKASI ...

Geçen  Hafta  Perşembe  günü  Kendi  Evimizde  yenemediğimiz  Sırbistanın  OFK BELGRAD  takımını  bugün  deplasman'da  GOL'e  boğarak  yendiğimiz için  çok  mutluyum...  Çünkü  ScoutGs  ekibine  ve diğer  ekiplere  göre  ve  aynı  zaman'da  bize  göre  Ledesma , Rosicky ve Altidore  Transferleri   Belgrad   maçına  bağlıydı...





Çünkü  böylesine  Yıldız  bir  futbolcuysan  ve  Bir  BÜYÜK  takıma  transfer  oluyor  yada  olucaksan  AVRUPA'da  oynamayı  normal  olarak  ister  ve  o , takıma  Avrupa Ligi  hakkında  görüşlerini  belirtirsin...  Lakin  G.Sarayımız  Belgrad  Karşısın'da  hiç  zorlanma'dan  dk 12.. GOOOOOOOOOOOOOL.. Serdar kullandı.. Mustafa Sarp uzak direkte kafayı vurdu ve BEKLENEN GOLÜ attı.. Bravo Mustafa.. Galatasaray'ımız önde.. Ve  daha  sonra  oyuna  iyice  ağarlığını  koyan  Avrupa ASLAN'ı  dk 22. GOOOOOOOOOOOOOOL.. Oz büyücüsü attı.. KEWELL attı. orta sahadan asist ilk golün sahabi Mustafa'dan nefis bir pas aldı Kewell hızla indi Belgrad kalesine kaleci Šaranov u üzerine çekti yanından plase ile GALATASARAY'ı rahatlatan golü attı. Bravo çocuklar..Daha  sonra  gelen  2  gol  ile  birlikte  normal  olarak  ASLAN'larımız  da  bir  rahatlama  ve  pas  yapmaya  çalışma  uğraşları vardı...  Ki... dk 32.. Maalesef defansımızın bir anlık gafleti ile topla buluşan Danilo Nikolić Lucas Neil'in kademe hatasını affetmedi. Şutunu attı ve yine maalesef AYKUT çok da sert gelmeyen topu kolunun altından kaçırdı. Top ağlarımızda şimdi skor 1-2.. Ve Bo  gol  ile  müthiş  bir  öz  güven  yakalayan  Sırp'lar  Kalemize  çok  ve  hızlı  ataklar  yapmaya  başlamıştı ki...  Düdüğün  çalmasıyla  birlikte  2  takım'da  soyunma  Odasına  gitti.. İlk  yarı  Skoru  1-2  olarak  kaldı.


2.  yarıda  ise  işler  çok  ama  çok  değişmişti...  Arda  Ve  Serdarın  oyuna  iyice  ağırlıklarını  koyması  ve  Oz Büyücüsü  Harry  KeweLL'a  müthiş  paslar  atarak  bunu  kanıtladılar... Ve  dk 57.. PENALTIIIIII. ve KIRMIZI KART.. Kewell ceza sahasına girdi müdahale arkadan Danilo Nikolić golü atan kırmızı kart görüyor.. Topun başında KEWELL var..Kewell geliyor vuruyor ve GOOOOOOOOOOOOOOOL şimdi skor 3-1.  Penaltıdan  sonra  tekrar rahatlayan  ekibimiz  bu  sefer  işin  cittiyetini anlayıp  2.  yarıda  ki  futbolu  3.  gol  ile  birlikte  daha  da  fazla  değişmiş  bir  görüntü  çizdi...  Ve  ileri  3'lümüz  Arda , Serdar ve  KeweLL  yine  müthiş  işler  yaparak  ara paslarıyla  ve  klasik  Arda , Serdar  ve  KeweLL  çalımları  ve  ortalarıyla  Takımı bir  anda  havaya sokmuşlardı  ki...  Ve  bunun  meyvesini  bir  kez  daha  ve  hemen  aldılar...dk 71.. GOOOOOOOOOOOL .. Kaptan attı ARDA attı. İlk maçta da iki gol atan kaptan yine yazdı.. GALATASARAY TURU ARDINA KADAR ARALADI.. Ve  bundan  sonra  Belgrad takımının  önemsiz 2-3  pozisyonu  olsa  dahi  Serdar ve  Pino  değişikliyi... KeweLL Ve  Mehmet Batdal  değişikliği takıma  bir  kez  daha  hava  getirdi  ve  Mehmet  Batdal oyuna  girdikten  sadece 9 dk  sonra  Golünü  attı... dk 81.. GOOOOOOOOOOOOOOOL.. Mehmet Batdal, geçen hafta bir topu direkten dönmüştü, bir topunu kale içinden çıkartmışlardı. şimdi şanssızlığını kırdı ve Sabri'nin nefis ortasını golle sonuçlandırdı ve GALATASARAY FORMASI ALTINDA İLK GOLÜNÜ attı.. Nice gollere diyelim.. Ve  bu  golden  hemen  sonra  dk 82.. Bir A.TURAN çıktı.. Bir A.TURAN girdi. evet KAPTAN ARDA TURAN çıktı.. ALİ TURAN oyunda.. Ve  kalan  dakkalar'da  pozisyonlar  ve  ataklar  1-2  tane  olunca  toplamda...  Doğal  olarak  maçta  5-1  bitmiş  oldu. dk 90.. Karşılaşmanın normal süresi sona erdi. Ancak 3 dakika oynanmayan süre işaret ediliyor.. Şimdi o dakikalar oynuyor...

ve karşılaşma sona eriyor. Galatasaray Belgrad da alkışlanıyor.. Tebrikler Aslan'ım..,



BU  SENE  TEK  HEDEF  KALDI....   UEFA'DA  2000  YILINA  GERİ  DÖNEBİLMEK...


FC-GS 
  
Lazio’nun 1982 doğumlu Arjantinli orta sahası Cristian Ledesma, ülkenin en büyük kulüplerinden Boca Juniors altyapısından henüz 19 yaşındayken Lecce’ye transfer oldu. Burada kaptanlığa yükselen Ledesma, 2006 yılında Lecce’nin küme düşmesinin ardından tercihini Lazio’dan yana kullandı. Üç sene Lazio’da üst düzey performans gösteren Ledesma, Serie A’nın üst düzey orta sahaları arasında yerini aldı. Geçtiğimiz sezon başkan ve kontratı ile yaşadığı problemler nedeniyle tıpkı Goran Pandev gibi kadro dışı bırakılan Ledesma, Lazio’nun yaptığı kontrat teklifini reddedip Galatasaray’ın radarına girdi.
Ledesma’yı üç kelimeyle tanıtabiliriz: Yetenek, devamlılık, ve karakter.


Yetenek: Asıl olarak sağ ayağını kullansa da, ikisiyle de eşit derecede tehlikeli şutlar atabilen, oyun görüşü üst düzey, tehlikeli derin toplar atabilen ve oyunun merkezinde rol almayı seven bir oyuncu. Bir çok yetenekli oyuncunun aksine oyunun içinde kaybolmaz, aksine oyunu yönetmeye çalışır.
Devamlılık: Son 5 senedir Serie A’da sırayla çıktığı maç sayısı 30′un üzerinde, ve performansında süreklilik sağlayabilen bir oyuncudur. Sakatlık olarak şu ana kadar hiç bir ciddi sorun yaşamamıştır.


Karakter: Kaptanlık yaptığı Lecce kulübünden sonra Lazio’da da takımın önde gelen futbolcularından olmuş, ve yenilgiyi kabullenmeyen tavrıyla dikat çekmiştir.
ScoutGS olarak Ledesma’nın Galatasaray’a hayırlı olmasını diliyoruz. Umarız burada büyük başarıları biz taraftarlar onunla beraber paylaşırız.


Kaynak : ScoutGs

4 Ağustos 2010 Çarşamba

ScoutGS , Rosicky Başlıklı ANALİZ . . .

Wolfgang Amadeus Mozart, Sadece 36 yıllık yaşamında Besteleriyle ,Müzik dehasıyla Klasik Batı Müziğinin en tanınmış ismi olmuştur. 36 Yıllık yaşamında 626 eseri ile günümüzde bu müziğe en uzak kişilerin bile tanıdığı biri haline gelmiştir.Ruhu okşayan,İnsanı dinginleştiren Piano Sonatları şüphesizki eşsizdir.




Dünya Futbol Piyasasında kendini Ortasahada Takımını Maestro gibi yönetmesi ve Müthiş Zekası ile kabul ettirmiş ve bu özellikleri ile “Küçük Mozart” Lakabını almış bir oyuncu olan Rosicky’i Mozartı tanıtarak anlatmaya başlamak istedim.Çünkü sakatlıklardan uzak bir görüntü veren Rosicky tam anlamıyla “Futbol’un Mozartı” dır.

Nasıl ifade etsem bilemiyorum ama birazda manevi açıdan değerlendirirsem, Rosicky Aydınlanma Felsefesinin Futbol Literatüründeki Temsilcisidir diyebilirim.

1980 Prag doğumlu Çek oyuncu 1998-2001 yılları arasında Ülkesinin en önemli takımı olan Sparta Prag’da forma giydi ve Takımda 3 lig şampiyonluğu yaşamasının ardından Alman Devi Borrusia Dortmund’a rekor bir transfer ücretiyle tam 14.5 milyon euro’ya transfer oldu.O yıl büyük harcamalarla iddialı bir ekip kurmaya çalışan Dortmund’da Rosicky ilk sezonunda Bundesliga şampiyonluğu yaşadı, takımıyla birlikte UEFA Kupası’nda final oynadı.2002 Mayıs’ında Rotterdam’da oynanan finali 3-2 Feyenoord kazandı ve ülkesinde oynanan finalde kupayı müzesine götürdü.
Dortmund taraftarı tarafından “Küçük Mozart” lakabı takılan oyuncu,üstün oyun zekası,takımı Maestro gibi yönetmesi,Tekniği ile bir futbol aydınını canlandırıyordu sahada.Tüm dikkatleri üzerine çeken oyuncu Maddi krizdeki Dortmund’dan 7milyon paund karşılığında 2006 yazında Arsenal’e geçiyordu.2004 Avrupa şampiyonasında yarı final oynayan Çek Cumhuriyeti’nin beyni olan oyuncu 2 yılın ardından İngiltere’nin yolunu tutuyordu ve Robert Pires’ten kalma 7numaralı formayı sırtına geçiriyordu.
İlk sezonununda 36 maça çıkan Rosicky 6 gol atıp 2 de asiste imza atarken,Arsen Wenger’in sisteminin en önemli parçası oluyordu.Artık Arsenal baş döndürücü bir pas trafiğine sahipti.İkinci sezonunda 36 maça çıkıp 9 gol 2 asistle oynayan Maestro’nun oyunda kalma süresi ise ciddi sekteye uğramıştı.Almanya günlerinden kalma sakatlıkları peşini bırakmıyordu.
2008-2009 kabus sezondu onun için..Sezon başlamadan bitmişti adeta.Tendon sakatlığı sebebiyle koca sezonu sakat geçiriyordu.

Rosicky, dizin arkasında bulunan ,fibulayı uyluk bölgesine bağlayan kas ile ilgili sıkıntılar yaşıyordu. Rosicky ilki 2008 Mayıs’ta, ikincisi Kasım’da olmak üzere bu bölgeden 2 ameliyat geçirdi.2009  Şubatında idmanlara başladığında, daha ilk antremanlar sonrasında adelelerinde bazı problemler ortaya çıktığı için dönüşü birkaç hafta daha gecikiyordu.Wenger onu motive etmek adına “Rosicky’nin gelecek sezon kuvvetli geri döneceğini, her boş geçirdiği gün daha da motive olduğunu görüyorum” diyordu.Tam 14 ayın ardından geçen sene tekrar sahalara dönen Rosicky 33 maçta 1784 dakika sahada kaldı ve 3 gol 5 asistle sezonu tamamladı.Arsen Wenger “Onu hafta için bazı idmanlara çıkarmıyorum” diyordu.Rosicky Wenger’in üzerine titremesiyle Mozart’ın yeni bir semfonisinden ufak bir demo sunuyordu geçtiğimiz sezon..


Umuyoruz ki Büyülü 7 numara Bestelerine Kaldığı yerden devam eder


KAYNAK :  SCOUTGS

Jozy Altidore, Tomas Rosicky ve Christian Ledesma artık Galatasaray'da !!!

Galatasaray transferde şov yapmaya devam ediyor. Adnan Sezgin yaklaşık üç haftadır uğraş verdiği, emek verdiği transferleri bitiriyor! Jozy Altidore, Tomas Rosicky ve Christian Ledesma artık Galatasaray için mücadele edecek, Galatasaray için ter akıtacak. Muhteşem üçlünün transfer açıklamasının en geç gelecek hafta Salı gününe kadar yapılması bekleniliyor. Yeni yıldızlarımıza Galatasaray forması altında üstün başarılar dileriz. Hayırlı, uğurlu olması dileğiyle..

Ciddi bir emek, ciddi bir uğraştır transfer işleri. Kimi zaman istediğiniz adam ile anlaşamazsınız, kimi zaman fiyat size uygun gelmez. Kimi zaman oyuncu gelmek istemez, kimi zaman karşı takım ile anlaşamazsınız. Burada ve ScoutGS tarafından açıklanan her isim ertesi gün başka platformlara düşüyor, başka yerlerde yazılıyor çiziliyor. Blogun yorum kısmında yada formspring sayfasında konuşulanlar bile yazıldı, çizildi. Hep söyledik, hep belirttik biraz sabırlı olmak gerekiyor, güzel günler bizleri bekliyor diye. Dün twitter sayfamızda transferlerin açıklanacağını ve isimlerin çok iyi, kaliteli, yıldız isimler olduğunu belirttiğimizde sayfa çöktü. İşte buyrun isimler, işte buyrun görüşülen ve anlaşılanlar.

Müthiş  3'Lü . . .

Not: ScoutGS ekibine de teşekkürler.

30 Temmuz 2010 Cuma

ELANO BLUMER . .

Galatasaray'da geleceği merakla beklenen Elano Blumer konusunda sıradışı bir olay gerçekleşti. Transferi konusunda birkaç takım ile görüşen Brezilyalı oyuncunun lisansı bu sezon için kulüp tarafından TFF'ye bildirilmedi. 29 yaşındaki ortasaha oyuncusunun lisansının çıkartılmaması transferinin gerçekleşmesi ihtimalini kuvvetlendiren bir neden olarak gösterilebilir. Hatırlanacağı üzere Elano'nun adı UEFA'ya verilen listeye eklenmemişti. Geçtiğimiz günlerde takıma katılan Elano'nun, yöneticiler ile yaptığı ve yapacağı görüşmelerin ardından takımda kalıp kalmayacağı belli olacak.

Özellikle Juventus, Inter, Werder Bremen, Sevilla gibi takımların transfer listesinde bulunan fakat kulüp tarafından belirlenen 12 milyon euroluk bonservis bedelinin çok olması nedeniyle net bir gelişme yaşanmayan tecrübeli oyuncunun gelecek sezon takımda olmasının düşük bir ihtimal olduğunu belirtmekte fayda var. Elano'yu geçtiğimiz sezon 7.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Manchester City'den transfer etmiştik. Başarılı ortasaha oyuncusu geçtiğimiz aylarda düzenlenen 2010 Afrika Dünya Kupası'nda 2 maçta 2 gol 1 asist gibi başarılı bir oyun ortaya koyunca bir çok takımın transfer listesine girmiş ve piyasasını yükseltmişti.


FCN